23 Mart 2012 Cuma

zaman dediğin bir tutam börek

adını sanını unuttuğum blogu bana hatırlatan google amcadan allah razı olsun ki yazacak hiç bir haltımın kalmadığını yüzüme vurması beni gereksiz mutlu etti. sosyal paylaşım siteleri beni benden ala ala bitiremedi. hepsinin bir sürü güzel özelliği var. yok efendim rss bağlamalar yok efendim senkronize etmeler falan. yolda osursan telefondan sesi alıp kesin bi yerde paylaşacak korkusundan birer birer kapatıp eski günlere döneyim dedim. hani tee bi zaman sırf ilkokul arkadaşlarını bulacaz diye (ki ne boka yaradı hiç bilmiyorum) kendimizi kaybettiğimiz internet alemi.

tamam hadi çok da bok atmayayım eğlenceliydi başta. ne biliyim millet kurdelasını çıkarmış, artık yerli malı haftasını kutlamıyor falan görünce sevindimdi. en azından büyüdüğünü eşşek kadar olduğunu kabul etmek zorunda bırakılanın ben olmadığıma sevinmedim değil hani.

teee milenyum öncesi arkadaşlarla sohbet, muhabbet fena değil de bi süre sonra ayıldım ki "ulan benim bu kadar çok paylaşacak bişeyim yok". iki kelam yazacak kadar da yok. 140 karakterin hakkını vermeyi bırak öylece yazamıyorum bile. sanki dandirikten bişey yazsam malın biri çıkıp "olum sen kurdeleyi de çıkarmayaymışın iyimişti" derse kaldıramam. zaten çocukluğum ergenliğimden zor geçti bi de şimdi tam hepsini atlatıyorum derken karşıma çıkarsa böyle fena.

amma velakin arada bir de olsa klavyenin tuşlarını torrentlerde dolanıp dizi aramaktan başka sebeplerle de kullanmak gerekliliği hissediyorum.

saygılarımı sunarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder